27 Şubat 2012 Pazartesi

Bir prens misali

Herkes prens olmuş bu diyarda, kendi çıkarları için her şeyi lehine çevirmeye başlamış, başkalarını kandırmış, başkalarını ezmiş daha üst basamaklara çıkmak için, yok etmiş ona karşı gelenleri. Duymamış görmemiş inanmamış söylenenlere dinlememiş fısıltılarını, aldırmamış arkasından neler konuşulduğunu. Sanki bir kara büyü gibi yayılmış etrafa yok etmiş ruhları, güzel duyguları ve devam etmiş adım adım ilerlemeye. Tahtından indirileceği korkusuyla en güvendiği insanları bile yok etmişti, yavaş yavaş etrafını bir lanet çevrelemeye başlamıştı artık, bunca zaman içinde katlettiği güzel ruhların kara sessizliği artık kulaklarını tırmalıyordu, en güzel tını bile bir ızdırap gibi zihnini parçalıyordu asla mutluluk onun yanında olmayacaktı ve etrafındaki çiçekler bile bir bir solacak, verimli arazileri çoraklaşacak herkes onu terk edecek yalnızlığın karanlığında kaybolmaya mahkum kalacaktı. ve en sonunda da inancı kaybolmuş ruhlar arasında yerini alacak ve orada diğer ruhlarla birlikte yavaş yavaş çıldıracaktı. Bunların hepsi bir hiç uğruna bir anlık zevk uğruna sevdiğini aldatma uğruna yaptığı bir hata yüzünden olacaktı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder