6 Aralık 2011 Salı

Telefonda son görüşme..

Bir umut telefonuna sarıldı aramak istiyordu aklından geçenleri söylemek için, en azından içinde kalmasın diye son bir kerede olsa içindekileri dökmek için.. Çok tahammül göstermişti, çok yorulmuştu kendisinden vermişti artık ve yavaş yavaş tükeniyordu buna rağmen karşısındaki hiçbirşey yapmıyor ve hala üste çıkmaya kendisini haklı göstermeye çalışıyordu. O kadar emek meğer boşunaymış işte, onca ay onca yıl bir hiç uğruna yaşamış, hem lanet ediyordu hemde seviniyordu ama son kez aramak son kezde olsa tüm sinirini içinden atmak istiyordu. Yoksa bir zehir gibi bir hastalık gibi bedenini ele geçirmeye başlayacaktı içinde tuttukları. O kadar karanlıkmış ki aslında sakladıkları dipsiz bir kuyu gibi simsiyah ve karanlık. Ne zaman bir umut tohumu atmaya kalksa o dipsiz kuyuya en azından bir renk getirsin diye en azından bu sefer doğruyu söylemek için ancak her defasında o umut tohumu dipsiz kuyuda kayboluyordu ve kararıyordu içindeki zehir gibi. Şimdi en büyük sınavıydı işte nasıl söyleyecekti, nasıl başaracaktı kalbi güm güm atıyordu telefonu eline aldığında, yavaşça numarayı çeviriyor tam arayacakken bir kenara tekrar fırlatıyordu elinden telefonunu ya diyordu ya yine yumuşarsam, ya yine hata yaparsam diye,neredeydi işte o eski kendine güveni, o cesur herşeyi başarabilen insan. Bu kadar çok mu yorulmuştu bu kadar çok mu korkaktı işte bilmiyordu.. Ama yinede kararlıydı bu sefer silecek bu sefer yok sayacaktı geçmişi, tekrar aldı telefonu eline ve aradı sesi titredi ama söyledi içindeki karanlığı akıttı zehrini bir nefretle bir acımayla birlikte..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder